Marmaris - Antalya - Marmaris mavi yolculuk tur programı

Rota detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Rotadan Resimler


Fethiye

Ceneviz Limanı

Demre

Ekincik Körfezi

Cennet Adası

Kalkan

Marmaris

YediBurunlar

Kemer

Kekova

Kelebekler Vadisi

Adrasan

Rota Detayları

Marmaris - Antalya - Marmaris mavi yolculuk tur programı

1'inci Gün - Marmaris

Yata gelen konuklarımızı bir kokteyl ile karşılıyoruz. Kokteylde tur hakkında genel bir bilgi vermekle birlikte, personelimizle tanışma fırsatını da silere sunmuş oluyoruz.
Marmaris içerisinde pek çok turistik merkezi barındıran Muğla İli’ne bağlı bir ilçedir. Turistlerin oldukça yoğun bir biçimde ziyaret ettiği ilçe Akdeniz Sahili’nde yer almaktadır. 
Marmaris yeşilin ve mavinin tüm tonlarını ziyaretçilerine gururla sunar. Eşsiz güzel maviliğe sahip denizi, yemyeşil ormanlarıyla gelenleri adeta büyülemektedir. Su sporlarına gayet uygun olan denizinde istediğiniz sporları yapma imkanı bulacaksınız. 
Doğal bir liman yapısına sahip ilçe pek çok tekneyi barındırmaktadır. 800 teknelik marinasında her türlü tekneyi görebilirsiniz. Marina çevresinde yapacağınız keyifli bir yürüyüşle bunun ne demek olduğunu anlayacaksınız. Her boyuta ve şekilde tekne burada yer alır. 
Akdeniz sahilinde yer alan Marmaris’te hava kışın bile ılık olduğundan ötürü denize girmeniz mümkündür. Yüksek çam ormanları ile kaplı Marmaris’te dünyada yalnızca Muğla İli’nde görülen sığla buhuru’nu da gözlemlemeniz mümkündür. 
Oldukça kalabalık ve aktif olan şehirde birçok mağaza, kafe ve restoran bulunmaktadır. Gece hayatının oldukça yoğun olduğu bölge sıkılmanıza en ufak bir şans bile tanımayacaktır.

2'inci Gün Fethiye

Fethiye aynı Marmaris gibi Muğla İli’ne bağlı bir ilçedir. Akdeniz Sahili’nde bulunmaktadır. Muhteşem manzarasının yanında Likyalı kasabalarıyla oldukça popüler bir tatil merkezidir. Fethiye’de yer alan Ölüdeniz Türkiye’nin en güzel sahiline sahiptir. Mavi yolculuk yaz gezisine başlamak için oldukça uygun bir bölgedir. Eğer dünya üzerindeki tüm denizler bir renkle anılacak olsaydı Fethiye’ninki kesinlikle turkuaz olurdu. Turkuaz rengi kelimelere dökülemeyen ancak görüldüğünde tüm insanları etkileyen harika bir renktir. Ne yeşildir ne mavi. Ama aynı zamanda hem yeşildir hem de mavi. Bu renk adını çinicilikte kullanılan maviden almaktadır. Mavi rengin en güzel hali olan Turkuaz Ölüdeniz’e aittir. Güneşin batmasına yakın ortaya çıkan müthiş görüntüye dünyanın başka hiçbir yerinde rastlamanız mümkün değildir. Bu mükemmelliği gelip yerinde görmeniz en doğrusu olacaktır. 

3'üncü Gün - Ölüdeniz, Kelebekler Vadisi

Ölüdeniz Allah’ın yeryüzüne bahşettiği Cennet olarak da bilinmektedir. Sahilde yürüyüş yapmak ve Ölüdeniz’in sunduğu eşsiz manzarayı keşfetmek ziyaretçileri için harika anlar sunmaktadır. Ölüdeniz büyülü bir yerdir. Kıyıya kadar inen yemyeşil çam ormanlarıyla birlikte mavi ve morun tüm tonları bulunur. 
Eğer adrenalin tutkunuysanız Ölüdeniz tam size göredir. 1975 metre yükseklikte yer alan, babadağı’nın doruklarında bulunan konumdan paraşütle atlamanız mümkündür. Atlamasanız bile burada bulunan manzarayı izlemeniz sizlere müthiş bir zevk verecektir. Çok sayıda turistik tesise sahip Ölüdeniz’de, pek çok restoran, kafe ve alışveriş merkezi bulunmaktadır.
Fethiye Körfezi’ndeki bir diğer güzel nokta da Kelebekler Vadisi’dir. Bu vadiye adını veren kelebeklerin muhteşem ve nefes kesen manzarasını muhtemelen başka hiçbir yerde görmeniz mümkün değildir. Bu manzarayı görebilmeniz için yapmanız gereken yorucu bir kayalık tırmanışı olduğunu da belirtmemiz gerek. Ama inanın ki buna değecektir! Diğer türkiye yat turları rotlarını linkten görebilirsiniz.

4'üncü Gün - Yediburunlar, Yeşilköy

Yediburun’ları rahat geçebilmek için sabah erken saatlerde yola koyuluyoruz. Yüzme ve öğle yemeği molası sonrasında Yeşilköy’e doğru demir alıyoruz. Yeşilköy konum olarak Kalkan’ın batısında, 2k uzaklıkta yer alır. Oldukça temiz sulara sahip bu güezl koy demirleme için uygun bir yapıya sahiptir. Demirleme alanı doluysa karaya çıkmamız gerebilir. Pek çok Gulet gece ve gündüzleri buradaki demirleme alanları kullanmaktadır.

5'inci Gün - Kekova, Üçağız Koyu

Güzel koyları ve turkuaz mavisi deniziyle Kekova adeta doğal bir cennettir. Kaş’tan çıktıktan sonra sonra Kekova’ya varmak için Uluburun’u geçmemiz gerekmektedir. Kekovaya doğru gelirken yol üzerinde Sıcak Yarımadası’ndaki Aperlai antik kentiyle karşılaşacağız. Bunun da yanında Kara Ada ve Toprak Ada adındaki iki adacığı göreceğiz. Tarihi bir geçmişe sahip Kekova koylarının tamamı oldukça bilinen bir doğal limandır. Kekova’nın kuzey sahilinde M.Ö 4’e kadar uzanan Apollonia antik şehri bulunmaktadır. Burada pek çok ev görebilirsiniz. Turistlerin oldukça büyük ilgi gösterdiği Büyük Simena (Kaleköy) Kalesi de burada yer almaktadır. 

6'ıncı Gün - Olimpos, Adrasan

Olimpos herkes tarafından bilinen, tarihi öneme sahip bir bölgedir. Burada 3200 metre uzunluğundaki plajın yanı sıra pek çok spor etkinliği yapma imkanı da bulunmaktadır. Tüm dünyaca ünlü olan ahşap evleri inanılmaz derecede etkileyicidir. Koruma kapsamında olan Olimpos’un çevresinde yapılaşma aysaktır. Olimpos plajı antik kente yalnızca 10 dakika uzaklıktadır. Ancak plaja gitmeden önce bu muhteşem antik kenti keşfettiğinizden emin olmanız gerektiğini önermekteyiz. Plaj aynı zamanda nesli tükenmekte olan Caretta Caretta kaplumbağalarının üreme alanıdır.
Akşam yemeği ve geceleme ise Adrasan (çavuş) Koyu’nda yapılmaktadır.

7'inci Gün - Antalya

Muhteşem bir tatil merkezi olan Antalya Türkiye’nin en güzel şehirlerinden bir tanesidir. Arkeolojik ve doğal güezllikleri nedeniyle “Türk Rivierası” olarak da bilinmektedir. Denizin, güneşin ve tarihin uyum içerisinde olduğu şehir, doğal güzellikleriyle de insanın aklını başından almaktadır. Önemi büyük olan kentin değeri tarih boyunca ön planda tutulmuştur ve her daim insanların önem verdiği bir kent olmuştur. Mitolojik bir şehir olan Antalya Tanrı ve Tanrıçalara ev sahipliği yapmıştır. Yıl boyunca sahip olduğu mükemmel iklimi, tarihi yapısı ve doğal güzelliklerin uyumu milyonlarca turisti bu bölgeye çekmektedir. 

8'inci Gün - Kemer

Kemer, Antalya İli’ne bağlı büyük kapasiteli bir turizm merkezidir. İçerisinde pek çok tatil köyü bulunduran bölge, modern yat limanı ile de önemli bir turizm merkezidir. Kemer İlçesi adını içinden akan nehir nedeniyla almaktadır. Bunun sebebi nehrin bir kemer görünümünde olmasıdır. Bundan 20 yıl önce sıradan bir Akdeniz köyü olan Kemer, turistlerin yoğun ilgisi sebebiyle hızla büyüyen bir tatil merkezi haline gelmiştir. 

9'uncu Gün - Ceneviz Limanı, Phaselis

Sabah erken saatlerde yola çıkmamızla birlikte duruma göre Ceneviz Limanı’na veya Sazak Koyu’na varacağız. Burada öğle yemeği yedikten sonra Faselis Koyu’na demirleyeceğiz. Bu koy M.Ö. 7. Yüzyılda Rodosluların kolonisi olarak kuruldu. Fasalis’te üç farklı koy bulunur. Bu koyda bulunan insanlar geçimlerini denizcilikten sağlamaktadırlar. Kent antik çağlarda parfüm ticareti ile ünlenmiştir. Tarihi dokusu mükemmel olan bu şehir etrafında yürüyüş yapabilirsiniz. Akşam yemeği burada yendikten sonra geceleme de yine burada yapılacaktır.

10'uncu Gün - Gökkaya, Demre

Kekova’nın güneyinden ilerlerken karşımıza Gökkaya adındaki bir başka liman karşımıza çıkacak. Rüzgarlardan oldukça iyi korunan bu koyda geceyi geçirmek için uygun konaklama tesisleri bulunmaktadı. Küçük adalar arasında yüzmenin keyfini çıkabilir ya da sahilde güzel bir yürüyüş yapabilisiniz. Tarihi dokusuyla da pek çok güzelliğe sahip limanda kiliseyi ziyaret edebilir,  anıtsal mezarlardan oluşan küçük Likya şehrini keşfedebilirsiniz.

11'inci Gün - Kaş

Turumuzun 11. Gününde sabah erken saatlerde Kaş’a doğru hareket edilir. Kaç oldukça küçük bir şehirdir. Yöre halkının üç ana gelir kaynağı vardır. Bunlar balıkçılık, yatçılık ve turizmciliktir. Bölge antik bir şehir etrafında inşa edilmiştir. Bölgenin etrafı sarp tepelerle çevriliridir. Turizmin oldukça aktif olduğu bölge tatil alanı olarak hizmet vermektedir. Suları masmavi ve pırılpırıl olan kent kayalık bir kıyı şeridine sahiptir. Sarp kayalıkların çevirdiği bölge modern ve antik binaların içiçe olmasıyla gayet ilginç ve rahatlatıcı bir ortam sunmaktadır. 
Turumuzun bu evresinde Kaş’ın gece hayatını tanıma fırsatımız olacak. Tarihi bir öneme sahip Kaş, Likya’nın en önemli şehirlerinden bir tanesiydi. Roma döneminde önem kazanan şehir Bizans döneminde Piskoposluk merkezi olmuştur. Tarihi pek çok yapıya ev sahipliği yapan bölgede akşam yemeğini yiyip geceleyeceğiz.

12'inci Gün - Kalkan ( Ksantos & Patara)

12. günde sabah erkenden Kalkan’a doğru hareket ediyoruz. Koyun kıyısına kurulmuş bu yer görülmeye değer. Oldukça küçük olan bu güzel tatil beldesi küçük bir yat limanı barındırmaktadır. Burada eski Rum Evleri ve tatil merkezi bulunur. Geleneksel mimariye sahip evleri, çiçek dolu panjur ve balkonlarıyla sizlere muhteşem bir görünüm sunmaktadır. Dar sokaklarında bulunan hediyelik eşya dükkanları pek çok ziyaretçinin ilgisini çeker. Kalkan’da gün batımına tanıklık etmek bir ayrıcalıktır. Yerel restoranda iştah açıcı bir yemek yiyebilir ya da ilginç eşyalar satan hediyelik dükkanlarına ziyarette bulunabilirsiniz. Kalkan’da sıkılmanız imkansız. 
Ksantos
Ksantor eski Yunancada sarı anlamına gelmektedir. Bu kent Ksantos Likya Birliği’nin başkentiydi. Yüzey bulgularıyla birlikte ortaya çıkan M.Ö. 8. Yüzyıla  kadar gelişen antik kentin sonunu Persler getirmiştir. Perslerin uyguladıkları katliam sonucunda pek çok bina yıkılmış, kurtulmayı başaran insanlar bu bölgeden kaçmışlardır. Bu felaketin 100 yıl kadar sonrasında bu kez de yangın felaketi yaşamıştır. Ancak bunca problem ragmen Batı dünyasıyla olan iyi ilişkilerin devam ettirilmesi sonucu yeni bir şehir kurulmuş, uzun bir süre önemli bir merkez olarak varlığını sürdürmüştür. 
Antik kentin en önemli tarihi binaları arasında bir savaş anıtı bulunur. Bu mozole 8.87 metre yüksekliğinde, dört yüzden oluşan bir prizle birlikte küçük bir mezarın büyük iskelesi ile çevrili kayaların iç kısmına oyulmuştur. Su Perisi olarak bilinen Nereid Anıtı’nda bulunan antik eserler Harpy Anıtı ve Aslan Mezarı 1842 yılında İngilizler tarafından Londra’ya götürülmüştür. Sirenler olarak adlandırılan, yarı kuş yarı kadın şeklindeki yaratıkları adanın kuzeyinde ve güneyinde görebilirsiniz. Bu bölgede yer alan mezarın geçmişi N.Ö. 470-480 yıllarına dayanmaktadır. Roma ve Bizans dönemlerinde restore edilmiş ve büyütülmüştür. Önemli olan diğer yapıları ise şu şekildedi; İmparator Vespasianus’a ait Zafer Takı, Likya Akropolü, Bizans kilisesi ve Roma dön emine kadar uzanan Tiyatrodur.
Patara
Limanın doğu taafında geniş bir alana yayılmış olan pata silt yığılması nedeniyle bugünkü görünümünü almıştır. Şehrin adından ilk bahseden ünlü tarihçi Herodot’tur. Anlatılan efsaneye göre Patara 5. Veya 6. Yüzyılda şehri kurmuştur, ondan sonra burası onun adını almıştır. Mitolojiye göre ise Güzel Sanatlar Tanrısı Apollo Patara’da doğmuştur. Bölgenin bir başka önemi ise İsa’nın havarilerinden olan Aziz Paul da Roma’ya gitmek için Patara’dan gemiye binmiştir. Noel Baba olarak da bilinen Aziz Nikolas’ın doğum yeri burasıdır. Çok sayıda arkeolojik eser bulunan Patara’da inanılmaz güzel kumsallar bulunur. Tarih ve manzaranın iç içe bulunduğu Patara’dadaki plajlar 22 kilometre uzunluğundadır. Bu kumsallarda çeşitli su ve kum sporu yapmak mümkündür. 
Patara’ya giriş yaptıktan hemen sonra Roma dönemine ait Likya tiği mezar anıtlarını görmek mümkündür. Görülecek diğer şeyler arasında; Üçgözlü Zafer Takı, Liman Kilisesi ve su altında Hurmalık Hamamı kalıntıları bulunmaktadır. 
Vespasian’da bulunan ve M.S 69-79 yıllarında inşa edilmiş Haham’ın yanındaki yaya yolunu takip ederseniz ana caddeye ulaşabilirsiniz. Buranın biraz ilerisinde Bizans kalesinin büyük duvarları ve Korint Tapınağı Kilisesi’yle karşılaşacaksınız. Ayrıca burada milattan önce inşa edilmiş, onbin kişilik kapasiteye sahip bir de tiyatro bulunmaktadır.

13'üncü Gün - Gökgemile Koyu, Ekincik Koyu

Gökgemile Koyu’nda verilen mola sonra doğruca Ekincik Körfezi’ne hareket ediyoruz. Ekincik nefes kesen doğası ile bizlere bozulmamış bir güzellik sunmaktadır. Sakin olan bölge güzel bir de plaja sahiptir. Oldukça güzel olan sahil yolu tekne ve yürüyüş turları için idealdir. Çakıl taşlı plajının 2 km uzunluğundaki kıyısında küçük bir liman bulunur. Burada bulunan tekneler Dalyan’a doğru hareket ederler. Doğal hayatı gözlemleyebileceğiniz harika bir manzaraya sahip Ekincik’te az sayıda su sporu olanağı bulunmaktadır. Birkaç yerel dükkan ve restoran bulunan bölge gayet sakindir ve kafa dinlemek için idealdir. Bölgede gece hayatı bulunmaz.
Sultaniye Kaplıcaları Ekincik’e oldukça yakındır. Bir araba ile birkaç dakikada ulaşabilirsiniz. Köyceğiz Gölü’nün kuzeybatısında yer alan kaplıcalar Roma döneminden beri kullanılmaktadır. Suyunun tedavi edici özellikte olduğuna inanılan kaplıcalarda tatilde olmanın geriliminden çok rahat kurtulabileceksiniz.

14'üncü Gün - Cennet Adası

Ormanlarla kaplı olan Cennet Adası Marmaris Körfezi’nin girişinde yer alır. Tekne turlarının uğrak noktalarından birisi olan Cennet Adası ziyaretçilerini büyülemektedir. Cennet Adası’na ulaşmak için biraz yürümeniz gerekli. Bu yol size eşsiz bir doğa yürüyüşü fırsatı sunmaktadır. Yalancı Boğaz adını İstanbul Boğaz’ına benzeyen yapısından almaktadır. Oldukça kayalık olan bu bölgeye denizden bakmak eşsiz bir manzara olanağı sunmaktadır. Ada etrafında birçok kaliteli restoran ve kafe bulunmaktadır. Yüzmek için oldukça ideal olan bölgede sıkılmadan koca bir gün geçirebilirsiniz.

15'inci Gün - Marmaris

Turumuz kahvaltının ardından saat 10:30’da sona ermektedir.
 


Bu rota ile ilgili daha fazla bilgi için

Adınız Soyadınız *
Telefon Numaranız *
E-posta Adresiniz *
Bilgi Almak İstediğiniz Konu *
Güvenlik Sorusu * 3 (+) 2 = ?


Bu kategorideki diğer rotalar


Antalya - Kekova - Antalya mavi yolculuk tur programı

Bodrum - Göcek mavi yolculuk tur programı 

Fethiye - Antalya mavi yolculuk tur programı

Marmaris - Göcek - Marmaris