Fethiye - Bodrum mavi yolculuk tur programı

Rota detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Rotadan Resimler


Bozburun

Ekincik Körfezi

Orak Adası

Datça

Knidos

Ağa Limanı

Selimiye Koyu

Rota Detayları

Fethiye - Bodrum mavi yolculuk tur programı

1.Gün - Fethiye, Kızıl Ada, Ağa Limanı

Batı Akdeniz’de yer alan doğal liman kenti Fethiye eşsiz doğal güzelliği ve antik Likyalı kasabalarıyla doğaya ve tarihe canlı tanıklık etmenizi sağlıyor. Ülkemizin en güzel sahillerinden biri olak gösterilen Ölüdeniz mavi yolculuklar için vazgeçilmez bir başlangıç noktası. Türkyat gulet kiralama ile tüm yerlerin ve denizlerin bir renkle ifade edilmesi halinde Fethiye’nin rengi sanıyoruz ki turkuaz olurdu. Gün batımına doğru denizinin aldığı turkuaz rengi başka hiçbir noktada görmeniz mümkün değil. Türk çinicilik işçiliğinde kullanılan maviye benzeyen rengi dillere destan. Daha çok yeşili anımsatan mavisiyle Fethiye kelimelere sığdırılamayacak düzeydeki güzelliği ile misafirlerini ağırlıyor. Doğal güzelliklerine yakından şahit olmanız gereken yerlerden biri.

Gün batımı noktasında güneş ışıklarının koyu kırmızı bir rengi ortaya çıkardığı taşlardan dolayı Kızıl Ada olarak isimlendirilmiş olan adanın kuzey batısında bir dalış noktası, güney ucunda bir deniz feneri bulunuyor. Geniş plajı ile misafirlerine hoş bir yüzme deneyimi yaşatmakta.

İkiz koydan oluşan Ağa Limanı Kurtoğlu Burnu yakınlarında yer almakta. Demirleme yapmak için çok uygun bir nokta olan liman yüzme, balık tutma, yürüyüş yapma gibi etkinliklerde cazip olanaklar sunmakta.

2.Gün - Ekincik Körfezi, Dalyan

Nefes kesen güzelliği ile dillere destan olan Ekincik Körfezi yıllardır bozulmamış bir doğa harikası olma özelliği göstermekte. Tenha yapısıyla misafirlerine huzur, sakinlik ve sessizlik imkanı tanıyan körfez küçük limanı ile Dalyan’a erişimi olanaklı kılmakta. Çarpıcı bir manzaraya, etkileyici yerel yaban hayata sahip olan körfez misafirlerine pek çok fırsat tanımakta. Muz teknesi ve su kayağı olarak belirli su sporlarına ev sahipliği yapan körfezin gece hayatı da bulunmamakta. Sessizlikte markalaşmış olan körfezin bu anlamda başarılı olduğu görülüyor. Ekincik’ten araba ile birkaç dakikada ulaşacağınız Sultaniye Kaplıcaları mutlaka uğramanız gereken yerlerden. Şifalı suları ile insanlara sağlık dağıtan kaplıcanın suyu 40 derece sıcaklığa sahip. Roma döneminden bu yana kullanıldığı düşünülen Sultaniye Kaplıcaları nevralji, romatizma, cilt hastalıkları, karaciğer, dalak, bağırsak sorunlarına iyi gelmekte. Tedavi edici özelliği ile vücutta görülen bir takım sağlık problemlerini ortadan kaldırmakta. Gerek seyahatin gerginliğinden kurtulmak gerekse sağlığınıza yatırım yapmak adına gitmişken kaplıca sularına kendinizi bırakmalısınız.

3.Gün - Bozukkale (Loryma) , Bozburun

M.Ö 10 yüzyıla kadar tarihi geçmişi uzanan Bozukkale antik bir kent olma özelliği taşımakta. Karşılıklı olarak dikdörtgen şeklinde uzanan kale duvarları üzerinde dokuz adet kule bulunmakta. Kale duvarları ve kuleleri yıllardır çok iyi korunmuştur. Kale duvarlarından birinin eksik olması nedeniyle Bozukkale ismini aldığı tahmin edilen noktanın önemli bir yer olduğu unutulmamalı.

Geçmişte İngiliz donanma gemileri için bir gezi alanı olarak kullanılan Bozukkale günümüzde sahil tersanesi görevini üstlenmiştir.  Stratejik coğrafi konumu ve dar liman yapısıyla önemli bir nokta olması nedeniyle askeri amaçlarla kullanılmış pek çok önemli ismin ziyaretine tanık olmuştur. M.Ö 395 yılında Atinalı komutan Karori’nin bu noktaya geldiği tarihi kaynaklarda geçmekte. Ayrıca, M.Ö 305 yılında Knidos savaşı öncesine Antigonos’un oğlu Demetrios Rodos üzerine yapacağı saldırı hazırlıklarını bu noktada gerçekleştirmiştir.

En sağlam en kaliteli gulet tekneleri inşa etmek için işinde uzman ustalara, kaliteli kerestelere sahip olan Bozburun sünger işleri ve gulet yat inşa sektöründe markalaşmış bir noktadır. Sektörün önde gelen markaları burada yaşayan ustalarla çalışır. Gulet ve yat üretim endüstrileri sayesinde ismini tüm dünyaya duyurmayı başarmış olan Bozburun her yıl dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen yabancı turistlerini en iyi şekilde ağırlar.

4.Gün - Selimiye Koyu, Orhaniye Koyu

Hisarönü Körfezinin incilerinden biri olarak tanımlanan Selimiye Koyu eski ismiyle “Hydas” eşi benzeri bulunamayan seyahat noktalarından. Gün batımında dağların arkasına sakladığı güneşi ile muazzam bir manzara sunan koyun antik dönemlere kadar uzanan kalıntılara ev sahipliği yaptığı görülüyor. Bulunduğu bölgede en yüksek tepeler olarak bilinen Selimiye Koyu - Sarıkaya - Kızılköy Aşarkale üçlüsünün önemli bir bileşeni. Helenistik dönemlere kadar uzanan kale kalıntılarını görmek isteyen yabancı turistlerin akın ettiği bir koy. İzleme kulesi, deniz feneri, manastırı ve tiyatrosuyla ilgi çeken Selimiye Koyu tarihsel bakımdan önemli izler taşıyor.

Amerikan sualtı arkeologları ve bilim adamlarının batık enkaz araştırmalarına konu olan Selimiye değerli şeylerin bulunduğu bir koy. Bulunan değerli unsurların şu anda Bodrum Sualtı Müzesi’nde sergilendiğini ifade edelim. Mavi yolculuk tekneleri için vazgeçilmez bir yeri bulunan Selimiye temiz havası, mavi denizi ile misafirlerini huzura davet ediyor. Koyda bol miktarda balık, sebze, meyve, badem ve zeytin ağaçları bulabileceksiniz. Huzurlu bir ortamda sıcacık insanlarla vakit geçirmek için Selimiye’yi ihmal etmemelisiniz.

Öğle yemeğinin yenmesi adına Orhaniye Koyu’na demirlenecek. Meşhur Kızkumu Plajı ve derin denizi ile gözde bir durma noktası. Manzarasıyla misafirlerine eşsiz bir seyir keyfi sunan Orhaniye teknelerin rahatlıkla giriş yapabileceği derin denizi ile dikkat çekiyor. Eşsiz deneyimi kaçırmamanızı öneririz.

5.Gün - Bencik Koyu - Datça Koyu

Dar bir girişe sahip olan Bencik Koyu eşsiz bir manzara ile misafirlerini karşılar. Hisarönü Körfezi ile Gökova Körfezi’ni birbirinden ayıran dar bir noktada bulunur. Daha çok Hisarönü tarafına yakındır.

Dorlar tarafından kurulduğu tahmin edilen Datça Ege ve Akdeniz arası bir noktada yer alır. Yarımadanın son kısımlarında 38 kilometrelik bir mesafede Knidos antik kenti Karya yer alır. Strabo tarafından yapılan tanıma göre: “En güzel tanrıça Afrodit için en güzel yarımadada inşa edilmiş kent” olarak tanımlanır. Ayrıca; 500 yıl kadar önce İspanyol Korsanların cüzzam hastalarını terk edip gittikleri yarımada olarak bilinir. Söylentiye göre; yarımadanın havası cüzzam hastalarını iyileştirmiş. Datça Limanı’nda yürüyüşe çıkmadan buradan ayrılmamanızı öneririz.

6.Gün - Palamutbükü, Knidos

Datça yarımadasında bulunan plajların en güzelini bünyesinde barındıran Palamutbükü küçük ama güzel plajlarıyla her yıl binlerce insanı kendine çeker. Fiziksel ve psikolojik anlamda gençleşmek isteyen misafirler için uygun bir nokta olan Palamutbükü tertemiz havasıyla ünlüdür. Balıkların oldukça bol olduğu Knidos 12 kilometrelik bir mesafededir. Kristal berraklığına sahip suları ile insanın iştahını kabartan Palamutbükü huzur, sessizlik ve mutluluğun sembolüdür. Gülümseyen yüzlerle bol bol tanışacağınız yerdeki muazzam doğal güzelliği gördüğünüzde derinden etkileneceksiniz.

Anadolu’da yer alan antik kentler içerisinde görkemli güzelliği ile dikkat çeken Knidos Datça yarımadasının doğusunda yer alan ilk yerleşim yeridir. İhtişamlı kalıntıları ve eşsiz güzelliği ile misafirlerini her anlamda mutlu eden antik kent bir tiyatroya sahip. Ülkemizde 1960 yılından itibaren sit alanı ilan edilen Knidos’ta yapılan kazılarda Demeter Heykeli ve Aslan Heykelleri bulunmuştur. Şimdilerde British Museum’da sergilenmekte. Tanrıça Afrodit’in kutsal tapınağı günümüzün önemli cazibe merkezlerinden bir tanesi. Büyük bir nekropol, bir çift liman ve Afrodit tapınağı ile yabancı turistlerin ilgisini yeterince çekmiştir. Bizans döneminde inş edilen kilise kalıntılarını incelemeyi unutmayınız.

7.Gün - Orak Adası, Yalıçiftlik

Kristal mavi suları ile ünlü Orak Adası zengin deniz yaşamı sayesinde pek çok kişinin dikkatini çekmeyi başarmıştır. Gökova turlarında yat ve teknelerin uğramadan geçmek istemeyeceği bir güzelliğe sahip olan ada popüler bir destinasyon. Kargıcık Koyunun karşısında yer alan adanın tepe bölümlerinde karşılaşacağınız zeytin ağaçlarının seyrine doyamayacaksınız. Adanın kuzey yönündeki korunaklı koylarına demirleme imkanı bulunuyor. Doğu bölümlerinde denizi akvaryum güzelliğinde görebilme imkanına sahipsiniz. Kristal berraklığındaki masmavi sularında mutlaka yüzmelisiniz. Bey çayı Yalıçiftlik Koyu’nda içilecek. İsteğe bağlı olarak bu noktadan bir köy turu organize ettirmeniz mümkün. Yalıçitlik’in ardından öğle yemeği ve geceleme için Bodrum Limanı’na doğru demir alınır.

8.Gün - Bodrum

Ege kıyılarında çıkılacak mavi yolculuklar için ideal bir başlangıç noktası olma özelliği ile bilinen Bodrum tertemiz suları, bol güneşi, mavi gökyüzü ve uygun demirleme alanları ile her anlamda mutlu eden bir nokta. Sımsıcak insanlarıyla sohbete doyamayacağınız Bodrum yerleşim alanlarının ve köylerinin doğallığı ile doğayla iç içe yaşam fırsatı tanır.

Ülkemizin Güney batı Ege Bölgesi’nde yer alan Muğla şehri’nin bir liman kenti olan Bodrum bulunduğu konum itibariyle Gökova Körfezi’ne olan giriş çıkışları kontrol etmektedir. Antik dönemlerde “Karya - Halikarnas” olarak nitelendirilen Bodrum’un tarihsel bakımdan zengin bir geçmişi bulunmakta. Ayrıca; Haçlılar tarafından 15. yüzyılda inşa edildiği tahmin edilen Bodrum Kalesi’yle dikkat çeker. Liman ve marinaya tepeden bakabileceğiniz kale bir Sualtı Arkeolojisi Müzesi’ne sahiptir. Yıl boyu gerçekleştirilen pek çok kültürel festivale tanıklık edeceğiniz bir nokta.

8. gün kahvaltının tamamlanmasının ardından saat 10:30’da turumuz sona erer.
 


Bu rota ile ilgili daha fazla bilgi için

Adınız Soyadınız *
Telefon Numaranız *
E-posta Adresiniz *
Bilgi Almak İstediğiniz Konu *
Güvenlik Sorusu * 3 (+) 2 = ?


Bu kategorideki diğer rotalar


Antalya - Kekova - Antalya mavi yolculuk tur programı

Marmaris - Antalya - Marmaris mavi yolculuk tur programı

Marmaris - Fethiye - Marmaris mavi yolculuk tur programı

Marmaris - Ölüdeniz - Marmaris mavi yolculuk tur programı