Bodrum - Antalya mavi yolculuk tur programı 

Rota detaylarını aşağıda bulabilirsiniz.

Rotadan Resimler


Kaş

Ekincik Körfezi

Kekova

Kalkan

Demre

Kemer

Knidos

Porto Ceneviz

Serçe Koyu

Olympos

Hayit Bükü

Rota Detayları

Bodrum - Antalya mavi yolculuk tur programı 

1.Gün - Bodrum 

Mavi yolculuğa çıkmak adına yat’a adımınızı attığınızda yat kaptanı ve personelleri ile tanıştırılmanız ve yolculuk hakkında bilgi almanız adına “Hoşgeldin Kokteyl’i” yapılacak. Akşam yemeği ve geceleme Bodrum Limanı’nda.

Türkiye’nin Ege kıyılarında çıkılacak mavi yolculuklar için en uygun başlangıç noktası olarak bilinen Bodrum Avrupa’nın da tercih ettiği noktalardan bir tanesi. Dünya çapında tatil yöresi olarak markalaşmış olan Bodrum tertemiz suları ve sıcacık insanlarıyla eşsiz bir seyahat deneyimi edinmenizi sağlayacak. Doğal dokusu bozulmamış pek çok yerleşim yeri ve köyünü gezdiğinizde doğayla buluşma fırsatı da yakalamış olacaksınız.

Güney Batı Ege Bölgesi’nde yer alan Muğla şehrinin liman şehirlerinden olan Bodrum aynı zamanda Gökova Körfezi’ne olan giriş, çıkışları kontrol edecek bir noktadadır. Antik dönemlerde ismi “Karya - Halikarnas” olarak bilinen Bodrum’un “Dünya’nın Yedi Harikası’ndan Biri” olan Mausolus Mozolesi’yle tüm dünyaya kendini duyurduğu ifade edilebilir. Yarımada üzerinde 15. yüzyılda Haçlılar tarafından inşa edilmiş bir kale bulunmakta. Bodrum Kalesi her yıl onlarca kültürel festivale tanıklık etmenin yanı sıra marina ve limana tepeden bakma imkanı da tanımakta.

2. Gün - Knidos, Aktur Koyu

Anadolu üzerinde bulunan antik kentler içerisinde en görkemlisi olarak bilinen Knidos antik kenti eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Barındırdığı görkemli kalıntılarıyla dillere destan bir tarihe sahip olan Knidos’u ziyaret ettiğinizde liman boyu yürüyüş yapmalısınız. Yapacağınız yürüyüşün sonunda Bizans döneminden kalma iki kilise kalıntısı ile karşılaşma fırsatı da yakalamış olacaksınız. 1960 yılından itibaren arkeolojik kazılar yapılan Knidos’ta pek çok değerli unsur bulunmuştur. Daha önce bulunan Demeter Heykeli günümüzde British Museum’da sergilenmekte. Ayrıca, antik dönemlerde limanı koruduğuna inanılan aslan heykelleri de British Museum’da sergilenmekte. Tanrıça Afrodit’in kutsal tapınağı Knidos tüm ziyaretçilerini baştan sona etkilemeyi çok iyi başarıyor. Ülkemizin önemli cazibe merkezlerinden biri haline gelmiştir.

Aktur Koyu oksijen bakımından dünyanın nadir koylarından bir tanesi. Tertemiz havasını içinize çektiğinizde içinizdeki rahatlamayı anında hissedecek, bu anlamda ferahladığınızı fark edeceksiniz. “ Türkiye’nin en güzel koyu” olarak nitelendirilen Aktur Koyu sıcak bir turizm merkezi ve her yıl binlerce insan tarafından ziyaret edilmekte. Birbirlerine 4 km uzaklıkta bulunan Datça ve Kurucabük adında iki bölümden oluşan bir nokta.

3. Gün - Hayitbükü

Pek çok otel ve restoranın bulunduğu Hayitbükü 500 metre uzunluğa sahip kumsalı ile eşsiz bir yüzme deneyimi sunuyor. Mavi yolculukta uğranılacak olan Hayitbükü’nde güzel bir gün ve gece geçireceğiz.

Akşam yemeği ve geceleme Hayitbükü’nde.

4. Gün - Bozukkale, Serçe Koyu

Kalesinin bir yanı eksik olduğundan ismi Bozukkale olarak nitelendirilen antik kentin M.Ö 10 yüzyıla kadar uzandığı düşünülmekte. Kale ve kuleleri yıllar içerisinde ciddi manada korunmuş olan antik kentin günümüzde insanlara tarihsel niteliklerini iyi bir sunumla aktardığı görülüyor.

Stratejik önemi bakımından İngiliz donanma gemileri tarafından gezi alanı olarak değerlendirilen Bozukkale pek çok askeri amaçta kullanılmıştı. Ege Denizi’nde yer alan tüm yatları izleyebilecek bir noktada bulunması bu anlamda önemini daha da artırmasına neden oluyor. M.Ö 395 yılında Atinalı komutan Karori’nin ziyaretine uğramış bir nokta olduğu da tahmin ediliyor.

Mavi yolculukların vazgeçilmez durağı Serçe Koyu korunaklı bir yapıya sahip. Sualtı araştırmacılarının Serçe Koyu’nda bulduğu bazı kalıntılar Bodrum Sualtı Müzesi’nde sergilenmekte.

Akşam yemeği ve geceleme Serçe Limanı’nda.

5.Gün - Ekincik Körfezi

Nefes kesen güzelliği ve doğal nitelikleriyle Ekincik Körfezi başlı başına bir doğa harikasıdır. Tenha bir nokta olan Ekincik plajı sakinliği ile olduğu kadar güzelliği ile de nam salmıştır. Sahil yolu fazlasıyla güzel olan körfezin tekne turları ve yürüyüş turları için oldukça uygun koşullara sahip olduğu görülüyor. Çakıl taşlı plajını seyretmeye doyamayacağınızdan emin olabilirsiniz. Plajdan yaklaşık olarak 2 kilometre uzaklıkta bulunan küçük limandan 45 dakikalık bir yolculuğun ardından Dalyan’a ulaşılabilmekte. Manzarası oldukça etkileyici olan Ekincik Körfezi yerel yaban hayatı ile de dikkat çekiyor. Muz teknesi, su kayağı gibi pek çok su sporu ile karşılaşacağınız noktada gece hayatının bulunmadığını ifade etmek isteriz. Çok küçük bir yer olan Ekincik genel anlamda sakin bir noktadır. Sultaniye  Kaplıcaları ile markalaşmış olan Ekincik’e gittiğinizde şifalı sulara mutlaka girmenizi öneririz. Pek çok rahatsızlığa iyi geldiği düşünülen şifalı sıcak sularında yüzmenin keyfini çıkarırken sağlığınıza da yatırım yapacaksınız. Nevralji, romatizma, cilt hastalıkları, karaciğer, dalak ve bağırsak sorunlarını gideren şifalı sular sizlere oldukça iyi gelecek. Çıktığınız tatilin keyfini doruklarında yaşayacağınız lüks ve dinlendirici kaplıcalar kendinizi hiç olmadığınız kadar iyi hissetmenize neden olacak.

6.Gün Gemiler Adası, Soğuk Su Koyu

Bizans kalıntılarını çıplak gözle görebildiğiniz Gemiler Adası oldukça popüler bir turistik yer olma özelliği taşımaktadır. 40 dinsel bina, Hristiyan mezarları ve kaya içinde bulunan kilisesi ile oldukça ünlüdür. Hilal şekline sahip koyda geniş bir demirleme alanı bulmak mümkündür. Yaz mevsiminde genelde denizci, gemici ve yatçılara hitap eden ufak bir restoranı ile mütevazi bir yapısı bulunmakta.

Gemiler Adası’nın ardından gecelemek için Soğuk Su Koyu’na hareket edilecek. Görülmeye değecek koylardan yalnızca bir tanesi.

7.Gün - Kalkan (Xantos & Patara)

Sabahın erken vakitlerinde Kalkan’a doğru denize açılınır. Körfez kıyısında bulunan Kalkan gerçekten görülmeye değer noktalardan bir tanesi. Küçük bir yapıya sahip olmasına rağmen popüler olan tatil beldesi beyaz renkli evleri, kepenkleri ve çiçeklerle bezenmiş balkonlarıyla harika bir görünüm sunar. Dar yapılı sokaklarında pek çok hediyelik eşya dükkanı ile karşılaşacağınız Kalkan’da nefes kesen gün batımını izlemenizi öneririz. Yerel restoranlarında iştahınızın kabardığını hissedecek, fantastik dükkanlarda yorulana kadar alışveriş edeceksiniz. Kalkan’da yapacağınız gezinti esnasında hiçbir şekilde sıkılmayacağınızı iddia edebiliriz. Restoranlarda çalışarak geçimini sağlamaya çalışan pek çok insanla karşılaşacaksınız.

Xanthos
Likya Birliği’nin başkenti olan Xanthos “Sarı” anlamına gelen antik Yunan dilinden ortaya çıkmıştır. Tarih boyunca pek çok savaşa ev sahipliği yapmış olan Xantos yaşayanları yüzyıllardır ciddi problemlerle karşı karşıya kalmıştır. Yüzyıllar boyunca virane kalmış olan Xantos batı dünyası ile iyi ilişkiler geliştirerek önemli bir merkez haline gelmiştir.

Antik kentte önemli tarihi binalar arasında yer alan savaş anıtı, Hereid Anıtı, Harpy Monument ve Aslan Türbesi dünyanın pek çok ülkesinden yabancı turistlerin dikkatini çekerek ziyarete gelmesine neden olmakta. Xantos’ta bulunan bir mezarlığın Roma ve Bizans dönemlerinde restore ettirildiği bilgileri de tarihi kaynaklarda yer edinmiş.

Patara
Limanın doğu tarafına doğru büyük bir bölümü kapsayan Patara  efsaneye göre M.Ö 5- M.Ö 6 yılları arasında kurulmuş. Apollon ve Güzel Sanatlar Tanrısının da burada doğduğu iddia edilir. Bugün Noel Baba olarak bilinen Aziz Nikolas’ın doğum yeri olduğu da iddialar arasında. Su ve kum sporları ile markalaşmış olan Patara çok sayıda arkeolojik esere de ev sahipliği yapmakta. Birbirinden güzel kumsallarında güzel vakitler geçirmeniz mümkün.

Roma dönemine ait Likya tipi mezar anıtları ile karşılaşacağınız Patara  üç nefli Liman klisesi, Üçgözlü muzaffer kemeri ve su altı Hurmalık Hamamları ile bilinir.Bizans Kalesi ve Korint Tapınağı ile de karşılaşılacak bir ortam. Yüzyıllardır pek çok medeniyete tanıklık etmiş olan Patara’da tarihe tanıklık edeceksiniz.

8.Gün - Kaş

Sabahın erken vakitlerinde Kaş’a doğru yelken alınacak. Önemli yatçılık ve turizm kentlerinden biri olan Kaş engebeli yapıya sahip kayalıklarıyla görülmeye değer noktalardan. Akdeniz’in pırıl pırıl suları ile karşılaşacağınız Kaş’ta özel bir çekicilik ile karşılaşacaksınız.

Gece hayatının tadını çıkaracağınız Kaş’ta özellikle de eski bir Rum kasabası olarak bilinen noktada eğlenceyi doruklarında yaşayacaksınız. Roma döneminde önemi artan ve Bizans döneminde de Piskoposluk merkezi haline getirilen Kaş tarihsel ve doğal güzellikleriyle misafirlerini ağırlıyor. Akşam yemeği ve geceleme Kaş’ta.

9.Gün - Kekova, Üçağız Koyu

Doğal bir cennet olarak nitelendirilebilecek olan Kekova birbirinden güzel koyları, turkuaz renkteki denizi, eşsiz doğası ve binlerce yıllık geçmişi ile tüm dünya tarafından bilinmekte. Yatlar için doğal koşullara sahip olan Kekova kıyıları mavi yolculukların vazgeçilmezleri arasında. Eski yazlık ve sahil evleri ile karşılaşacağınız Kekova güzel bir tatil beldesi.

Akşam yemeği ve geceleme Üçağız Koyu’nda.

Doğal barınaklarla üç tarafı da çevrilmiş olan Theimussa yat turizm sektörünün can damarlarındandır. Kekova adasına erişim sağlama imkanı tanıması bu anlamda değerini artırıyor. Doğu bölümünde iskelede yer alan kenti, deniz altı kayalık bölümler üzerinde yer alan kale duvarları mutlaka görülmesi gereken yerlerinden.

10.Gün - Demre, Gökkaya (Myra)

Pırıl pırıl denizi, doğal nitelikleri ve tarihi özellikleriyle Demre misafirlerine çok özel imkanlar sunuyor. Limon ve portakalın tatlı kokusunu en derinlerinizde hissedeceğiniz Demre ülkemizin nadide tatil noktalarından bir tanesi. Likya Uygarlığı’nın izlerini taşıyan Demre’de St Nicholas Klisesi’ni ziyaret etmeli, kemerli salon ve odaları seyretmelisiniz. Tünelin bir ucundan çıkardığınız sesi akustik sayesinde tünelin öbür ucundaki kişinin duyabilmesi ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken noktalardan.

Rüzgarlara karşı korunaklı bir yapıya sahip olan Gökkaya misafirlerine sunduğu konaklama seçenekleriyle ayrıca memnun ediyor. Küçük adaların orta noktalarında yüzme keyfini doruklarında yaşayacağınız ve tarihe tanıklık edeceğiniz önemli cazibe merkezlerinden biri.

Demre’ye birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Myra Anadolu’da eşi benzeri görülmemiş bir yer durumunda. M.Ö 5 yüzyıllara kadar uzanan geçmişiyle bilinen mezarlar, Likya yazıtları görmeniz gereken yerlerinden. Yüzlerce yıl önce dini ve idari bir merkez olması eski dönemlerde de önemli bir yer olduğunu gösteriyor.

11. Gün - Olympos, Adrasan

Tarihsel değeri bakımından Olympos endemik bitkileri, spor etkinlikleri ve ahşap evleri ile önemli bir cazibe merkezi. Olympos koruma kapsamına alınan noktalarda inşaat yapmanın yasak olması bölgenin doğal dengesini korumaya yardımcı olmakta. Olympos’u baştan sona gezmeden denize girmemeniz önerilir. Tüm yorgunluğunuzu masmavi denizinde dilediğiniz zaman atabilirsiniz.

Öğle yemeği, akşam yemeği ve geceleme için Adrasan (Çavuş) Bay’a doğru hareket edilecek.

12.Gün - Porto Ceneviz, Phaselis

Sabahın erken vakitlerinde Ceneviz Limanı’na doğru demir alınır. Öğle yemeğinin yenilmesinin ardından Phaselis Koyu’na demirleme yapılacak. Rodosluların Kolonisi olarak kurulduğu düşünülen Phaselis’in kökeni M.Ö 7.yüzyıllara kadar ulaşmakta. Antik dönemlerde parfüm ticareti ile ön plana çıkmayı başarmış olan Phaselis kenti antik kalıntılarla dolu.

Akşam yemeği ve geceleme Phaselis Koyu’nda.

13. Gün - Kemer

Modern yapılı marinası, geniş kapasitesi ve pek çok oteli ile önemli bir tatil köyü olan Kemer görünüm bakımından da Kemer’i andıran yapıya sahip.

Portakal bahçeleri arasında kaybolmuş olan Kemer Toros Dağları’nın çam ormanlarına bakmaktadır.

Turizm bakımından ciddi seviyelere ulaşmasıyla hızla gelişen Kemer’in otel ve işletmeler bakımından ciddi seviyelere geldiği görülüyor. Uluslararası ürünlerin satışının dahi yapıldığı dükkanlar mevcut.

Akşam saatlerinde oldukça serinleyen Kemer’de güzel bir gezintiye çıkabilir gezintinin tadını çıkarabilirsiniz.

14. Gün - Antalya 

Arkeolojik ve doğal nitelikleriyle dillere destan olan Antalya bölgesi “Türk Rivierası” olarak anılmaktadır. Deniz, kum, güneş, tarih ve doğanın mükemmel karışımını bulabileceğiniz Antalya en güzel en temiz plajlara sahiptir. Tarih boyunca önemli merkezler olarak kullanılmış olan Antalya’nın bugün dahi önemini koruduğu görülüyor. Antik dönemlerde Tanrı ve Tanrıçalara ev sahipliği yaptığı efsanelerde anlatılan Antalya yıl boyu uygun iklimi, arkeolojik, tarihi ve doğal güzellikleriyle misafirlerini en güzel şekilde ağırlıyor. Akdeniz kıyısında dikkat çeken ülkemizin de önemli turizm merkezlerinden biri olma özelliği taşıyor. 

15. Gün - Antalya

Sabah kahvaltının tamamlanmasının ardından saat 10:30’da turumuz sona erer.
 


Bu rota ile ilgili daha fazla bilgi için

Adınız Soyadınız *
Telefon Numaranız *
E-posta Adresiniz *
Bilgi Almak İstediğiniz Konu *
Güvenlik Sorusu * 3 (+) 2 = ?


Bu kategorideki diğer rotalar


Marmaris - Bodrum mavi yolculuk tur programı

Göcek - Göcek Koyları - Göcek mavi yolculuk tur programı

Bodrum - Gökova Körfezi - Hisarönü Körfezi - Bodrum mavi yolculuk tur programı 

Bodrum - Hisarönü Körfezi - Bodrum mavi yolculuk tur programı